Dilqem Asgerov , Şahbaz Quliyev ve Hasan Hasanov´un acıları unutulmuyor.

Dilqem Asgerov , Şahbaz Quliyev ve Hasan Hasanov’un acıları unutulmuyor

Tacettin DURMUŞ / www.karspress.com

Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından işgal edilen Kelbecer’de, kendi dede baba topraklarını ve ebeveynlerinin mezarlarını ziyaret eden Azerbaycan vatandaşları Dilqem Asgerov ile Şahbaz Quliyev`in esir alınmasının ve Hasan Hasanov’un ise katledilişinin üzerinden 4 yıl geçti.

Üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen yapılan haksızlık unutulmuyor, yapılan vahşet Azerbaycan’da ve Türk dünyasında hatırlanmaya devam ediyor.

Dilqem Asgerov ile Şahbaz Quliyev`in esir alınmasının ve Hasan Hasanov’un ise katledilişinin acısı ve yaşanan barbalık, Azerbaycan’ın tarihi anıtların da, tüm dünyan anlatılıyor. Ermeniler tarafından işgal edilmiş Azerbaycan topraklarında bulunun ve aynı zamanda beşeriyyet kültürünü kendisinde barındıran yüzlerle Azerbaycan anıtının da Ermeniler tarafından tahrip edildiği sık sık dile getiriliyor.

Tamamen yıkılmış, mahvedilmiş Azerbaycan’a ait tarihi anıtların bir kaç fotoğrafı da habere ait fotoğraflarda da anlatılıyor.

Dört yıl önce Azerbaycan’ın Ermenistan’ın silahlı güçleri tarafından işgal edilen topraklarında oluşturulmuş ve uluslararası camia tarafından tanınmamış kanunsuz kurumun yalan iddialar sonucunda D. Asgerovu “ömürlük”, Ş. Quliyev`i ise “22 yıl özgürlükten mahrum ettirilmesi Azerbaycan gündeminde halen aşağıdaki ifadeler ile dile getiriliyor:

D. Asgarov ve Ş. Guliyev'in rehinelikten önceki ve sonraki görüntüleri, gözaltında tutuldukları sırada insanlık dışı muameleye, fiziksel ve ahlaki işkenceye maruz kaldıklarını açıkça göstermektedir. Rehin alınmasını yasaklayan ve askeri çatışmalar zamanı yerli insanlara hümanist davranış sergilenmesini talep eden 1949 yılı Cenevre Antlaşmasına zıtt olarak, Ermenistan tarafı uluslararası alanda aldığı bu sorumlulukları kabaca bozmaya devam etmektedir ve her iki tarafında tutulmuş yerli kişilerin tez bir zamanda karşılıklı olarak azat edilmesine dair çağırışları yok saymaktadır.

D. Asgarov ve Ş. Guliyev 1993`den beri kendi topraklarının Ermenistan tarafından işgal edilmesi sonucunda zorunlu mülteci halinde yaşamaktadırlar. 20 yılı aşkın devam eden vatan hasreti onları kendi işgal edilmiş topraklarını ziyaret etmek gibi fedakar bir adımı atmaya sevk etmiştir ve bu nedenle onların kendi evlerini ve ebeveyinlerinin mezarlarını görmek istekleri anlaşılabilirdir. Sonuç olarak, D. Asgarov ve S. Guliyev`in kanunsuz hapsi ve Ermenistan’ın onları serbest bırakmaktan imtina etmesi rehinelerin akrabalarının büyük üzüntüsüne ve Azerbaycan halkının haklı gazabına sebep olmaktadır. Onlar şu anda çeşitli ciddi hastalıklardan muzdaripler. Onlara karşı gayri-insani hareketleri Kamuoyu vasıtasıyla kasıtlı olarak sergileyen Ermeni tarafı, D. Asgarov ve Ş. Guliyev'in aile üyeleri ve akrabalarıni psikolojik baskıya maruz bırakmaktadır.

Ermenistan'ın bu hümanist olmayan ve yapıcı olmayan konumu, münakaşanın barışçıl ve müzakerelerle çözümünü daha da zorlaştırıyor. D. Asgerov ve Ş.Guliyevin rehine olarak tutulması Ermenistan’ın tecavüzün ve Azerbaycan topraklarının işgalinin sonuçlarını güçlendirmeyi hedeflemiş amaçlı ve herkese malum etnik temizleme ve yüz binlerle Azerbaycanlının zorla kovuldukları evlerine geri dönmek hukuklarının, aynı zamanda yaşamak, özgürlük ve güvenlik hukuklarının önünü kesmek siyasetinin bir daha net olarak ortaya koymasıdır.

Azerbaycan tarafı bu insani özellik taşıyan konunun siyasileştirilmesinin alehinedir ve uluslararası toplumun rehine olarak tutulan çeşitli hastalıklara yakalanmış D. Asgerov veŞ.Guliyevin kaderine kayıtsız kalmayacağına ve bu günahsız insanların derhal serbest bırakılması ve kendi ailelerine kavuşması için Ermenistan’a baskı yapacağına umut etmektedir…”

 









Yorumlar

Habere Yorum Yap


Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamıştır. İlk Yorumu Siz Yapın!