Yerel seçimlere doğru


Ali EKİNCİEL

YEREL SEÇİMLERE DOĞRU

Hepimizin bildiği üzere ülkemizde mart ayında yerel seçimler gerçekleştirilecek. Bu ay ki yazımda bu seçimlere katılacak partilerin son durumlarına ve seçmenlerinin ruh haline değinmek istiyorum. 5 yıl önce gerçekleştirilen son yerel seçimlerin üzerinden uzunca bir zaman geçti ve çoğu belediye kayyumlar, parti transferleri ve istifalar nedeniyle parti ya da başkan değiştirmiş durumda. Peki, son yerel seçimlerden bu yana Mart ayında sandıkta büyük sürprizler gerçekleşebilir mi? Bu sorunun cevabı partilerin şimdiden başladığı çalışmalarda ve seçmenlerinin ruh hallerinde yatıyor.

Önce iktidar partisinden başlamak istiyorum. Ak Parti açısından asıl zafer 24 Haziranda kazanılmış olsa da, kendilerine iktidarın yolunu açan 1994 yerel seçimlerini unutmadıklarından, bu seçimlerin öneminin de farkındalar. Zira parti yöneticileri, iktidara getirenin de götürenin de yerel seçimler olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu sebepten gençlik ve kadın kolları şimdiden ev ve esnaf gezmelerine başlamış durumdalar. Buna rağmen bu seçimler, iktidar partisinin en zayıf olarak gireceği seçim olacak desek yanlış olmaz. Ağırlaşan ekonomik kriz ve papaz olayıyla dış ilişkilerin zora girmesi iktidar partisinin yumuşak karnı diyebiliriz. Her seçimde yüzde 40’lık erimez olarak görünen seçmen kitlesinin içinde belli bir kesim ise uzun zamandır partiyi cezalandırmak istese de bunu sürekli ertelemek zorunda kalmıştı. Ak Partiyi korkutan ise, hem bu cezalandırmayı bu seçimde kesmek isteyen hem de ‘’nasıl olsa yine kazanırız’’ diyerek sandığa gitmeyecek seçmen. Bu rehavete engel olmak için sürekli esnaf ve ev gezilerine ağırlık verilerek, zamlarla zor duruma düşmüş, partiye küskün seçmen kitlesi ikna edilmeye uğraşılacak. İktidar partisinin her seçim öncesi en büyük avantajı ise devlet olanaklarının kullanılacak olması.

Muhalefet partilerine bakarsak durum bugünden pek de ümit verici gözükmüyor. CHP seçmeni 24 Haziran seçimlerinin kaybedilmesiyle büyük bir travma yaşadı. Seçmenlerin bir kısmı partiye küserek oy vermeyeceğini söylerken bir kısmı da artık seçimle bir şeylerin değişeceği umudunu kaybettiğinden sandığa gitmeyeceğini söylüyor. CHP’de beklenen lider değişikliğinin gerçekleşmemesi ise bu duruma negatif katkı vermiş durumda. Yerel seçimlere aylar kala insanların 24 Haziranda olduğu gibi tekrar seçime odaklanmasını sağlamak ise CHP gibi örgütü olamayan bir parti için imkânsıza yakın bir olay. Tüm heyecanını kaybetmiş muhalif seçmen kitlesi ise iktidar partisinin en büyük avantajı olacaktır.

Diğer bir muhalefet partisi İYİ Parti ise örgütlenme ve istifalar gibi zorluklar içerisinde. Merkez sağda istenen boşluğu henüz dolduramayan partinin asıl ulaşmak istediği AK Parti seçmenleri ise partiye hala sıcak bakmıyor. Büyükşehirlerde ittifak yapmadan ayrı adaylarla seçime girilmesi halinde ise büyük bir yenilgiyle karşılaşılabilir. İyi Parti’nin en büyük avantajı ise sol partiye eli gitmeyen, iktidar partisi ve MHP küskünü geniş muhafazakâr seçmen kitlesi. Bu kitleyi kazanmak ise ancak sokak soka, ev ev geniş çaplı çalışma yürüterek mümkün olabilir. Diğer muhalif parti HDP ise güneydoğuda bazı şehirleri kazansa dahi kayyumlarla karışılacağını biliyor.

Kişisel görüşüm, halkın yarı yarıya kutuplaştığı ülkemizde yerel seçim sonuçlarının bugünden bakıldığında büyük sürprizler doğurmayacağı. Ankara ve İstanbul’u muhalefetin alması zor gözüküyor. İzmir, Eskişehir, Aydın, Muğla veya Ankara ve İstanbul’da CHP’nin kalesi sayılacak belediyeleri ise AK Parti’nin alması oldukça zor. Kısacası yerel seçimlerde, belediyeleri şu günden farklı olacak yerler ancak AK Parti ve MHP ittifakı ile alınabilecek Kars ve Yalova gibi şehirler olacaktır. Kısaca önümüzdeki seçimler rakibi sahada dahi bulunmayan zayıf bir futbol takımının tek kale maçına benzeyebilir.

Tabi bu seçim tahminlerinde bulunurken rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in ‘’Siyasette 24 saat uzun bir süredir’’ sözünü de unutmamak lazım. Mart ayına kadar gündem ne yönde değişir bilinmez dileğim ülkemiz ve insanımız için en hayırlısının gerçekleşmesi.

Ali EKİNCİEL