Hatadan ders çıkarmak


Belgin KESEMEN

HATADAN DERS ÇIKARMAK

Maalesefhatalarımızdan ders çıkarmadığımız için aynı hatayı tekrar tekrar yaparız.

Peki, neden yaptığımız bir hatayı tekrarlıyoruz?

Yapmış olduğumuz hataları yinelememek için neler yapmamız gerekiyor?

İnsanların, yaşadıkları olaylardan ders çıkarabilmeleri için özel bir yeteneğe gereksinimleri mi vardır?

“Bu başıma gelenler bana iyi bir ders oldu” desek de “Yine yaptım aynı hatayı” dediğimiz olmuyor mu?

Tekrarlarımız, tekrarlarımız… Hep aynı şekilde kurduğumuz dostluk ilişkilerimiz, benzer seçimlerimiz, iş yaşamında vermiş olduğumuz kararların benzer sonuçları, arkadaşlarımızın birbirine benzerliği… Bize tanıdık geliyor mu?

Yaşadığımız olayların bizi başka bir yere taşıması, çoğaltması, bakış açımıza zenginlik katması, bizi güçlü kılması ve en sonunda yaşadığımız sorun üzerine gereği kadar bilgi ve farkındalığa ulaşmamız bazı kişilik özellikleri gerektiriyor;

Öncelikle daha derine bakabilme yeteneğimiz olmalı, özeleştiri yapabilmeliyiz.

Kayıp ve üzüntü yaratan bir olaydan sonra, kendi başımıza kalmaya tahammülümüz olmalı, başkalarını suçlamak yerine, olayların bu hale gelmesinde kendi payımız üzerine düşünerek, aynayı kendimize de tutabilmeliyiz.

Dönüştürebilmeli, olayı tekrar yaşıyormuş gibi göz önüne getirebilme yeteneğimiz olmalı…

 

İnsanlara verilen öğütler önemsenmez ve kulak ardı edilir. Önemsiz gibi gözüken bu nasihatler, bir kulağımızdan girip ötekinden çıktığı için; yaşadıklarımız üzerine kafa yorup derinleşmek, kendimizle yüzleşmek yerine, inkâr mekanizması dediğimiz savunmalara başvurarak, tercihlerimizin sonuçlarını görmezden gelmekteyiz.

Beyin araştırması yapanlar, beynin sinir hücresi gövdelerinden oluşan en üst tabakasının ders alma özelliğinden sorumlu olduğunu ileri sürmüşlerdir. Beynin ön sinir hücresi yeterince gelişmemişse, ders alma özelliği eksik kalabiliyormuş. Bu tabi ki bilimsel bir yaklaşım olduğundan ne kadar geçerli olduğu tartışılır. Fakat psikolojik açıdan yaklaştığımızda, bazı kişilik bozukluklarında ders çıkarma yeteneğinin gelişmediğini biliyoruz.

Öğrenme kapasitesi, yaşam boyu devam eder ve kişiliğin sağlıklı gelişiminde önemli bir rol oynar. Buna göre insanın kendisini hayatın doğal akışına bırakabilmesi, yaşadıklarını sahiplenmesi, tutkuyla yaşarken aklını da duygularına katabilmesi ders alma yeteneğinin de gelişmiş olduğunu gösterir.

Aynı hataları tekrarlayan kişilere baktığınızda, iş yaşamında defalarca başarısızlık yaşadıklarına, paralar kaybettiklerine, ikili ilişkilerde hüsrana uğramasına rağmen aynı karakterde olan insanlarla birlikte olduklarına ve dile getirdikleri yaşam öykülerinde hep aynı içeriğin olduğuna şahitlik edersiniz.

“Ders alma yetenekleri” olmayan bu kişilerin bu durumları karşısında çevresindeki insanların, “Nasıl oluyor da hep aynı hataları yapıyor?” diye hayrete düştükleri olur.

Herhangi bir zarar ve kayıp karşısında yaşadığı yanlışı tekrarlayan insanların, kendileriyle ilgili içlerinde engelleri var demektir. Yaşam kalitenizi arttırmanız, ruhsal doyumu olan bir birey olarak hayata devam edebilmeniz için bununla ilgili uzman desteği almanız gerekir.

 

Ataol Behramoğlu’nun dizeleri ne de güzel anlatmış yaşam kalitesini;

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle,

Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı,

Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına,

Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı.

Tüm güzellikler üzerinize olsun…

Belgin Kesemen