Eylül


Gülay SORMAGEÇ

 EYLÜL

Ak bahtına halel getiren el kırılsın;

Süfli emelinin pisliğinde boğulsun;
Bir "Eylül" vahşice nasıl da katledildi(!)?
İnsaflı yürekler gama gark edildi,
Ana eder ahu-zar,
Yer inler, gök duyar;
Kara bile karardı zulmün hoyratlığı kadar.
Seni örten toprağın her zerresi;
Dedi; Şüphesiz bu,
Bir sapkının sillesi!
"Eylül" ...
Üşüdü;
Güneş, nasıl ısıtsın?
Baba yüreği yangın,
Bunu nasıl unutsun?
Masumiyetin adı çocukluk değil miydi?
Cani olan insafsız insafı bilir miydi?
Ses verir mi acep?
Eylül' cük sorulara,
Nereden bilecekti,
Yolu kesişecekti hain bir soysuzla…
Bahtsızlığın Eylül'üm;
Çocukluğunda mı?
Sana kıyan zalimin kirli avucunda mı?
Heyhat!
Akıl suskun,
Gönül yorgun,
Sorularsa cevapsız,
Bu nasıl bir tuzak, canım aldı apansız!
Eylül'e kıyanlara;
Ferman "ÖLÜM" olmalı,
Darağacı son durak,
Derhal boynun vurmalı!

ŞAİRCE
Gülay SORMAGEÇ