Gönüllü Gönülden Hayaller


Serap ÇETİN ÇAĞATAY

GÖNÜLLÜ GÖNÜLDEN HAYALLER

Sayın okurlar şimdiye dek toplumda var olan kadın sorunlarına değinmeye çalıştım. Bugün de bahsettiğim bu kadın sorunlarını, içselleştiren arkadaşlarımla, geçmişten bugüne bu konuda verdiğimiz mücadeleden bahsetmek istiyorum.

Çocukluğumda büyük bir hevesle izlemiş olduğum Türk filmlerinde, genellikle zengin iş adamlarının eşleri dernek kurarak mağdur kadınlara yardım etmekteydi. O filmleri izlerken çok etkileniyordum ve bu durum yetişkin bir birey olduğumda da benim kadın sorunlarına karşı daha fazla eğilim gösteren bir birey olmamı sağladı. O yıllarda faaliyet gösterdiğim iş kolu sebebiyle kadınlarla daha çok iç içeydim ve kadınların hayatlarında ne kadar fazla sorun yaşadıklarını daha net görüyordum. Çocukluğumda hayalini kurduğum derneği, hayata geçirmek için sabırsızlanıyordum. Ancak bizler ne zengin iş adamlarının karısıydık nede zengin iş kadınlarıydık. Ev hanımlarından oluşan sadece 12 kadındık ama kocaman yürekli 12 kadın. Bu kadınların içinde özellikle Belgin Kesemen arkadaşımla ben, belki de ezilmişliğin ne olduğunu biliyor olmanın verdiği bir ruh haliyle, kadınların yaşadığı tüm bu sorunları son derece içselleştirmiştik. Böylece 2007 yılında biz 12 kadın Karslı Girişimci Kadınlar Derneği’ni kurarak, hayallerimize doğru bir adım attık. Ancak Kars’ta daha önce bir kadın derneğinin olmayışı işlerimizi zorlaştırmıştı. Dernekçiliğin ne olduğunu bilmiyorduk ve bizlere ışık olacak hiç kimse yoktu. Çok kısa bir süre sonra Birleşmiş Milletler altı ilde kadın sorunlarına ilişkin çalışmalara destek vermek amaçlı bir program başlattı ve o altı ilin içinde Kars’ta bulunmaktaydı. İşte aradığımız ışık gelmişti.

Bu programla, bizlere yurt içi ve yurt dışında örnek çalışmaları yerinde görmemiz ve deneyim paylaşımı için çok amaçlı eğitimler verilerek, kapasitemizin artırılmasına destek olundu. İleri gelen ülkelerde kadın kuruluşları ile birlikte tüm sivil toplum kuruluşlarının, kamuda son derece önemsendiğini ve kamu tarafından desteklendiğini gördüğümde, toplum bilincinin çok yüksek olduğuna inanmıştım. Çünkü biliyordum ki; sivil toplum kuruluşlarının güçlü olduğu ülkede özgürlük vardır ve STK’lar toplumun sesidir. Ancak aynı desteği kamuda bizlerin bulması zordu; zira kamuda görev yapan seçilmişler ve atanmışlar değiştikçe, bizler de kişiye göre zoru ve kolaylığı yaşadık.

Ancak her şeye rağmen, bizler de yereldeki kadınlara destek olmak için yoğun duygular içerisinde, önüne geçilemeyecek bir enerji ile yola koyulduk. Hedeflerimiz olan, kadınları sosyalleştirmek özgüvenlerini artırmak ve ekonomik güce sahip olmaları için, adeta dünyayı yeniden keşfediyorcasına heyecanla çalışıyor, bir yandan da kendi özgürlüğümüzü kazanmak içinde mücadele veriyorduk. Tüm bu mücadelelerimizin sonunda, kadın çalışmalarında öncü birlikler yarattık; kadınların sorunlarına çözüm bulmaya çalışırken, kendi sorunlarımıza da çözüm bulmuştuk. Kadınları çalışma hayatına katmaya çalışırken, kendimizi de çalışma hayatının içerisinde bulduk. Bugün artık kadın sorunları ile ilgili hedef kitlenin yüzlercesine hatta binlere ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz; çünkü her platformda gücümüzün yettiğince, kadınlarımızın sorunlarını dile getirdik ve bugün çalışma hayatının içerisinde olan kadınlarımızın bir çoğu derneğimizin kapasite geliştirme eğitimlerine katılan ve derneğimiz atölyelerinde hayatlarında ilk defa kendi paralarını kazanmanın başarısını yakalayan kadınlarımızdır. Bu kadın çalışmaları sürecinde gördüm ki; dünyanın neresinde olursa olsun dil, din ve ırk farkı gözetmeksizin, kadın bireylerin yaşamakta olduğu sorunlar değişmiyordu. Farklı milletlere ait kadınlar olsalar da, sorunlar hep aynıydı.

Bu haftaki yazımı sonlandırırken başta 2007 döneminde zamanın Belediye Başkanı Sayın Naif Alibeyoğlu’na, kadın çalışmalarında bizlere sunduğu sonsuz desteğinden ötürü teşekkür ediyor aynı şekilde çalışmalarımıza uzun yıllardır destek veren Acıhan Koçoğlu Halk Eğitim Müdürümüze, Derneğimizi kurduğumuzda birlikte yola çıktığımız arkadaşlarıma saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum. Tüm toplumun gönüllülük esası ile STK’lara destek verecek şekilde hareket etmeleri dileklerimle. Saygı ve selamlar.

Serap Çetin Çağatay