Tacettin DURMUŞ Türkiye ile Ermenistan sınırının sıfır noktasındaki Ani Antik Kenti’nin karşı yakasında bulunan taş ocakları, 5 bin yıllık ortak geçmişe ve geleceğe gölge düşürüyor.2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilen Ani Antik Kenti’nin, Ermenistan tarafında harıl harıl işletilen taş ocakları, Ani’ye gelen Ermeni ziyaretçileri bile şaşkına çeviriyor. Bir tarafta 5 bin yıllık tarihi geçmişi ile insanlık tarihine ışık tutan Ani Ören Yeri, dünyanın ilgilisi çekmeye devam ederken, Ermenistan tarafındaki taş ocakları büyük görüntü kirliliği oluşturuyor. Kars şehir merkezine 42 kilometre uzaklıkta bulunan Ani Antik Kenti'nin hemen yanı başında bulunan Ermenistan'a ait taş ocaklarında dinamit patlatılarak yapılan çalışmalar yıllarca Ani Antik Kentine zarar vermişti.Kültür Bakanlığı ile Ermenistan arasında 2006 yılında imzalanan protokol gereği dinamitle yapılan taş ocağı çalışmalarına son verilmesinin ardından, aradan geçen 20 yıl boyunca çalışmalar manüel olarak devam ediyor. Yıllarca dinamitle yapılan kazı çalışmalarına son verilmesiyle, Ani Antik Kentine yıllarca zarar vermesine dur denilmesine rağmen, taş ocağında çalışan iş makinelerinin çıkardığı sesler de Ani Ören Yerine zarar vermeğe devam ediyor.
Özellikle son bir yıl içerisinde Ani’den karşı tarafa bakan yerli ve yabancı ziyaretler, gördükleri harabe manzara karşısında derin üzüntüye kapılıyor.
Son yıllarda Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme çalışmaları, 1993 yılından beri kapalı olan sınırların açılmasına sayılı günler kalmışken, Ani Ören Yeri’nin iki ülkenin en önemli ortak geçmişinin simgesi olacağı ortadayken, taş ocaklarının oluşturduğu kirliliğe de bir an önce dur denilmesi gerekiyor. Türkiye ve Ermenistan yetkilileri arasında varılan mutabakatla, Arpaçay Nehri üzerindeki tarihi Ani İpek Yolu Köprüsü'nün ortak restorasyonu için anlaşma imzalanmasına rağmen, bu tarihi köprü de taş ocaklarının gölgesi altında kalacak. Köprünün restorasyon projelerinin hazırlanmasına ve bölgede arkeolojik çalışmalarına başlanmasına rağmen projenin iki ülke arasındaki turizme ve normalleşme sürecine katkı sağlaması hedeflenirken, Ermenistan tarafının taş ocağı sorununu dikkate alması büyük önem taşıyor.
Özellikle son bir yıl içerisinde Ani’den karşı tarafa bakan yerli ve yabancı ziyaretler, gördükleri harabe manzara karşısında derin üzüntüye kapılıyor.
Son yıllarda Türkiye ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme çalışmaları, 1993 yılından beri kapalı olan sınırların açılmasına sayılı günler kalmışken, Ani Ören Yeri’nin iki ülkenin en önemli ortak geçmişinin simgesi olacağı ortadayken, taş ocaklarının oluşturduğu kirliliğe de bir an önce dur denilmesi gerekiyor. Türkiye ve Ermenistan yetkilileri arasında varılan mutabakatla, Arpaçay Nehri üzerindeki tarihi Ani İpek Yolu Köprüsü'nün ortak restorasyonu için anlaşma imzalanmasına rağmen, bu tarihi köprü de taş ocaklarının gölgesi altında kalacak. Köprünün restorasyon projelerinin hazırlanmasına ve bölgede arkeolojik çalışmalarına başlanmasına rağmen projenin iki ülke arasındaki turizme ve normalleşme sürecine katkı sağlaması hedeflenirken, Ermenistan tarafının taş ocağı sorununu dikkate alması büyük önem taşıyor.





