Tacettin DURMUŞKars’taki programı kapsamında DEM Parti Kars İl Eşbaşkanlığını ziyaret eden Tuncer Bakırhan, düzenlediği basın toplantısında barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Tuncer Bakırhan, barış süreci ile ilgili olarak somut adımlar atılmasını ve toplumu yormaya ve gerekçeler üretmeye gerek olmadığını söyledi. Barış süreci ile ilgili olarak toplumun somut adım beklediğini ve somut adımı da yürütmenin yasa hazırlayarak Meclis’e sınmasından geçtiğini ifade eden Bakırhan, atılacak olan somut adımların her kesi rahatlatacağını söyledi. EVET, SÜREÇ ÇOK HIZLI İLERLEMİYOR AMA SÜREÇ DEVAM EDİYOR Açıklamasında toplumun hiçbir zaman yanılmadığını ve AK Parti’yi 24 yıldır iktidar yapan toplumun artık barış istediğine vurgu yapan DEM Parti Eşgenel Başkanı Tuncer Bakırhan şunları söyledi:“Tabi bizim de önem verdiğimiz bir süreç var. Başarıya ulaşması için de önceki gün Uşak'ta, sonra Ağrı'da ve Türkiye'nin dört bir yanında arkadaşlarımızla birlikte bu sürecin başarılı olması için, bu sürecin toplumsallaşması için bir dizi çaba içerisindeyiz. Evet, süreç çok hızlı ilerlemiyor ama süreç devam ediyor. Süreç devam etmeli. Sürecin devam etmesi 86 milyonun yararına sonuçlar ortaya çıkaracak. Bu süreç sadece Kürt meselesinin konuşulduğu bir süreç değildir. Aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlayacak ve Türkiye'nin rahat bir nefes almasını sağlayacak bir süreçtir. Türkiye’nin bölgede demokrasiyle örnek bir ülke olmasını sağlayacak bir süreçtir. Ekonomisinin, enerjisinin artık savaşa, çatışmaya, silahlanmaya gitmediği, oraya giden trilyon dolarların emekliye, emekçiye, Karslı esnafa, çiftçiye, işini döndürmeyen insanımıza, kredi olarak gitmesini sağlayacak, ücret artışını sağlayacak bir süreçtir.BU SÜREÇ SADECE BİR KÜRTLERİN YARARLANACAĞI BİR SÜREÇ DEĞİLSadece bir Kürtlerin yararlanacağı bir süreç değildir. Aynı zamanda Türkiye'de 86 milyonun rahat, huzurlu, nefes alabileceği bir zemin yaratacağı bir süreçtir. Şimdi böylesine önemli, böylesine devasa ve böylesine kıymetli bir sürecin doğal olarak toplum bir an önce gereklerini yerine getirmesini bekliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse bir buçuk yıl geçti az bir süre değil. Çok şeyler yapılabilirdi. Daha üst bir noktada olabilirdik. Toplumun beklentilerini karşılayacak adımların atılmasını hep birlikte sağlayabilirdik. Ama maalesef 100 yıllık bir mesele, karmaşık bir mesele. Tabii ki bir anda hemen çözümünü sağlamak da çok zordur. Ama biraz daha ileri bir noktada olma imkanları vardı.Bu imkanları yeterince değerlendiremedik diye düşünüyorum. Meclisin raporu aylardır çıkmasına rağmen raporun içerisinde yer alan başlıklara ilişkin şu ana kadar herhangi bir adım atılmadı. Dolayısıyla biz aynı zamanda bu ziyaretlerimizde de toplumun meclis üzerinde, işte yürütme üzerinde, devlet üzerinde bir demokratik basınç oluşturmasını istiyoruz. HALK BU SÜREÇ BAŞARIYA ULAŞSIN İSTİYORHalk bu süreç başarıya ulaşsın istiyor. Kim kavga ister? Kim çocuğunu askere gönderirken her telefon çalışında yüreğinin işte kaygısını atmasını ister. Kim barış istemez? Barış kimin zararınadır? Dolayısıyla toplum barışı istiyor. Ama haklı olarak toplumun bir güven meselesi de var.Hem geçmişte yaşanılan sürecin, süreçlerin bir türlü başarıya ulaşmaması toplumda bir kaygı oluşturuyor. Hem de iktidarın bu konuda biraz tutuk davranması, topa yeterince girmemesi meselesinde toplumda kimi kaygılar var. Bizim kendi tabanımız, bizim partimiz güveniyor.Partimiz, bu süreçte oynamış rolün başarıya ulaşması için elinden geleni yapıyor. Ama herkes dönüp iktidara soruyor. Çünkü siz de hak verirsiniz. Aslında Kürt hareketi, Kürt tarafı üzerine düşen birçok adımı şu ana kadar yerine getirdi. Doğal olarak beklenti işte acaba iktidar hangi adımları atacak üzerine şu anda bütün tartışma orada.Şimdi iktidar eğer gerçekten bu konuda bir adım atabilirse güven de artar. Destek de artar. İnsanlar geleceğe dönük umutlanır. Bu sürecinde daha önceki süreç gibi edilmeyeceğini, boşa çıkarılmayacağını düşünür. İşte tam da biz de bu sebeplerle bir an önce yani Türkiye'nin artık bu meselede tartışılmış, çeşitli çevrelerle görüşülmüş, Mecliste neredeyse dinlenmeyen toplumsal kesim, toplumsal zemin kalmadı.Parti, inanç ve halklar kalmadı. Şimdi gereklerini yerine yapmak gerekiyor. Şimdi gereğini yerine Dem Parti getiremiyor. Dem Parti yasa çıkaracak erk değil. Dem Parti yasanın çıkması için elinden gelen çabayı ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu sürecin gereklerini artık yürütme tarafından, meclis tarafından yerine getirilmesini insanlar bekliyor.Biz de bunun çabasını yürütüyoruz. Bu süreci "Kefa etmeyelim." diyoruz. Yanın başımız, kan gölü, savaş, kaos, kriz var. Hemen yanın başında ne güzel çatışmasız bir buçuk yıldır hiç kimsenin burnu kanamadığı, insanların geleceği umutla baktığı bir zeminde yaşıyoruz. Dolayısıyla bunu doğru değerlendirmek gerekiyor. Buna bir kıymet biçmek gerekiyor.Yanın başımızdaki o kan deryasını, o çatışma zeminini bakın diyalogla, müzakereyle sorunlar çözülebiliyormuş. Dedirtmemiz gerekiyor. Bunun için niye bekliyoruz? Doğrusunu söylemek gerekirse insan biraz şaşırıyor. Niye bekliyoruz? Niye bekliyoruz? Bir yasa çıkaralım. Elinde silah olanlar silahlarını bırakıp gelsinler. Toplumsal, siyasal zemine karışsınlar.Şimdi biz yasayı çıkarmadan oradakilerin gelip gelmeyeceğini nereden anlayabiliriz? Niyet okuyacak bir makinemiz yok. Siyaset niyet okumayla yürümez. Pratik somut adımlarla yürür. İşte tam da pratik ve soğut adımlarının atılacağı bir zemindeyiz. Bu konuda umarım önümüzdeki günlerde daha bir hareketlilik olur. Çünkü bu süreci başarıya ulaştırmak durumundayız.Bu sürecin başarısızlığı başarısız olması halinde vallahi iktidarla biz de bu sürecin altında kalırız. Herkesin lehine, Türkiye'nin lehine 86 milyonun Neyine, sonuçlar ortaya çıkaracak bir süreci niye ilerletmiyoruz? Niye daha hızlandırmıyoruz? Sorularının yanıtı iktidarın kendisindedir, yürütmededir. Biz de üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getiriyoruz.Siz de Kars'ta izliyorsunuz. Şu anda biz bütün vekillerimizle, genel merkez yöneticilerimizle Türkiye'nin dört bir yanındayız. Bizim dışımızda bu süreci anlatan yok. Bizim dışımızda bu sürecin Türkiye toplumuna 86 milyona ne kazandıracağını gidip toplumla konuşan toplumu anlatan onu ikna etmeye çalışan başka bir zemin yok.Yani bu süreçte en samimi yerde duran en inanan en ilerlemesini isteyen zemin Dem Parti zeminidir. Dolayısıyla toplumun kaygıları yerindedir. Çünkü geçmişte çeşitli süreçler yaşandı olmadı. Toplumun kaygısı yerindedir çünkü somut ortada bir şey yok. Kaygıyı somut adımla giderirsin. Güvensizliği somut adımla ortadan kaldırsın.Yetersizse destek desteği arttırmayı somut adımlarla gerçekleştirirsin. Türkiye Ceza Yürüyüşünde 420 bin civarında mahkum var. Yüzde 33 fazla insanlar kalıyor cezaevlerinde. Şimdi bu bir sorun değil mi? Bir siyasinin cezaevinde ne işi olur? Bir belediye başkanının cezaevinde ne işi olur? Bir milletvekilinin cezaevinde ne işi olur?Bir gazetecinin bir düşüncesini ifade eden yurttaşın, vatandaşın cezaevinde ne işi olur? Bunların tamamı Türkiye'nin sorunlarıdır. Bu iktidar da bu konuda eğer bir istem içerisindeyse önümüzde bir engel yok. Evet, 2013'le 15 arasındaki farkı sordunuz. 2013'te Milliyetçi Hareket Partisi sürecinin karşısındaydı. Cumhuriyet Halk Partisi süreci desteklenmiyordu. Parlamentoda bu kadar güçlü bir destek yoktu.Neredeyse parlamentoda toplumun yüzde 90'ı temsil eden siyasi partilerin masanın etrafında, masanın başındadır. Bir parti dışında herkes bu meselenin hal olunmasını istiyor. Ben masada. Müzakere masasında. Meclisin kurmuş olduğu işte komisyonun içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla çok uzatmaya gerek yok. Toplumu yormaya gerek yok. Gerekçeler üretmeye gerek yok.Gerekçeler üretecek bir zeminde değiliz. Toplum somut adım bekliyor. Somut adımı kim atar? Meclis yasa hazırlar, yürütme hazırlar, meclise sunar ve meclisten geçer. Somut adımlar emin olun herkesi rahatlatacak. Muhalefeti de, iktidarı da, siyasi partileri de.Siz basın mensuplarını da belki bugün sorduğunuz sorular yerine işte bu süreçten süreç başarıyla devam eder ve tamamlanırsa işte Kars'ta Doğu Kapı açılacak mı? Serbest Ticaret Bölgesi olacak mı? Kars'ın esnafına hangi destekler sunulacak? Kars'ta hangi üniversitelerin Dönemleri açılacak.Erzurum yolunda hastalarımızın artık gidip gelmesini engelleyecek bir altyapının 21. yüzyılda hala Kars'ta oluşturulmaması büyük bir ayıptır. Bunları tartışıyor olacağız. Şimdi toplumun yaşadığı sorunlar bir kenarda duruyor. Bu süreçle birlikte ortaya çıkan gerekler bir tarafta duruyor. Bir yerden başlamamız gerekiyor.Şu anda başlayacağımız yerde meclisin hazırlanmış olduğu ve siyasi partiler ortak tutumuyla çıkan bu raporun gereklerini yerine getirmektir. Yani bir normal vatandaşımıza çık sor ne yapılmasını gereken gerektiğini bizden iyi söyler. Onun için Dem Parti bir an önce adımların atılması için şu anda sahadadır. Mücadele yapıyor, pres yapıyor. Toplumsal desteği arttırmaya çalışıyor.İnandığı için iktidarın da bir an önce artık toplumun sesine kulak vermesi gerekiyor. Toplum hiçbir zaman yanılmadı. Toplum o kadar gerçekçi ve o kadar doğruları bilen, yaşayan, hisseden bir yerde duruyor ki yanlış yapana da sandıkta cevabını veriyor. Bu toplumdur AKP'yi 24 yıldır iktidar yapan. Şimdi onu iktidar yapan toplum barışın diyor.Barışın gereklerini yerine getirin diyor. Yasaları çıkarın diyor. Oyalamayın, uzatmayın diyor. Şimdi dolayısıyla bizi seçen toplumsal toplum sa bir an önce adımlarını atılmasını istiyorsa bir an önce bunun gereklerini yerine getirmek gerekiyor diye düşünüyorum.”
KARS
Yayınlanma: 21 Mayıs 2026 - 16:44
Bakırhan: AK Parti'yi 24 yıldır iktidar yapan toplum, barış istiyor
DEM Parti Eşgenel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ağrı’da katıldığı bölge toplantısının ardından memleketi Kars’ta da partililerle ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
KARS
21 Mayıs 2026 - 16:44





